Filiz üniversiteyi büyük umutlarla bitirmiş, sonunda da evde kalmış bir kızdır. En büyük hobileri arasında çay demleyerek, çekirdek çıtlatarak dizi izlemektir. Geri kalan zamanında ise her genç kız gibi kendini el işlerine, dantel ve oyalara vermiştir.
Annesinin gözlerinin iyi görmemesi sebebiyle, annesi her iğneye iplik saplanacağı zaman Filizden yardım ister, Filiz de buna hep sinir olurdu. Zamanla bu duruma alışan Filiz, artık el alışkanlığı haline gelen iğneye iplik saplama olayını daha da geliştirmiştir.
İğneyi dikey bir vaziyette bir yere saplayan Filiz, yaklaşık 10 santi metreden ipliği iğneden geçirmeyi başarmıştır. İşin sırrını " İpliği tükürükle değil, bol balgamla yalıyorum" diye iğrenç bir açıklamayla gün ışığına çıkaran Filiz, artık ev oturmalarının vazgeçilmez iplik saplayıcısı olmuştur.
0 yorum:
Yorum Gönder