Paranın verdiği sıkıntı ile zor bir okul dönemi geçirmeye başlayan Emre, artık öğle yemeklerini evden götürdüğü ekmek arası peynir domatesle idare etmektedir. Emre'nin kişiliğinden ötürü kafasına koyduğu şeyi yapan biridir. Her türlü sıkıntıya katlanarak Himalaya dağına doğru yola çıkar. Yanında pratik olsun diye sucuk götürmektedir.
Emre tırmanışa geçmeden önce karnını tıka basa doldurur, zirveye vardığında kurt gibi aç olma planları yapmaktadır. Ailesiyle ve kameralar ile vedalaştıktan sonra, üç ihlas bir elham okuyarak tırmanışa bismillah der ve başlar.
Üzerinde hayli yük olan Emre tırmanışta bir çok zorluklar atlatmaktadır. Mangal ve çadırı kar üzerinde taşımanın bu kadar zor olacağını tahmin etmemiştir. Zorlu tırmanışın ardından Emre zirveye varır, çok üşümüştür. İlk olarak çadırını kurduktan sonra, yanında getirdiği mangal kömürü ve bir kaç parça odunla mangalını yakmaya koyulur. Sucuklarını ortadan ikiye ayırıp mangalın üzerine atar. Himalayalarda cız bız sesleri yükselmeye başlar. Bu anıyı video ve fotoğraflarla belgeleyen Emre aşağı indiğinde büyük bir ilgi ile karşılaşarak şaşırır.
Kameralara kısa bir demeç vererek, "Türk her yerde Türk'tür. Kafaya koydumu yaparım hacı" diyerek ergen bir konuşma yaparak konuşmasını kısa ve öz bitirir. Kameralar babasına uzatıldığında ise " Evde ekmek almaya yollasak gitmez, Himalaya dağına tırmanıp mangal yaktı pezevenk" der.
Okulda popülerliği iyice artan Emre, artık kızlara tırmanıyor.
